Bu yazımda sizlerle Tunus izlenimlerimi paylaşmak istedim. Hani derlerya gittim, gördüm ve yazdım. Biraz onun gibi birşey. Biraz havasından, biraz suyundan, biraz yaşamından-huyundan söz etmesem olmaz hani . . .
Tunus tipik bir Akdeniz-Sahra ülkesi. İki özelliÄŸini de içinde barındırıyor. 10 Milyon nüfuslu ülkenin yarısını gençler ve çocuklar oluÅŸturuyor. Tunus genç bir ülke. Fenike kökenli olup, Kartaca (Carthago) Uygarlığı ile anılır. Tunus ™'u müslüman olan, Fransızca ve Arapca konuÅŸan bir ülkedir. Sahra ve güneyde oturanlar Berberî'lerdir ve kendi dilleri olan Berberice'yi konuÅŸurlar. Az sayıda Fransız ve İtalyan da yaÅŸamaktadır. 7'den 70'e herkes Fransızcayı, anadilleri gibi konuÅŸmakta. Yeni eÄŸitim düzenine göre, öğleye kadar Arapça, ögleden sonra Fransızca eÄŸitim verilmektedir. (EÄŸitim parasızdır.) İngilizce ve diÄŸer dillerle rahatlıkla kerkesle iletiÅŸim kurulabilmekte.
Tunus tarım, hayvancılık ve turizm ülkesidir. Toprağı, Avusturya toprağının iki kati büyüklüğündedir. Topraklarının yarısı tarıma elverişlidir. Dünyada zeytin üretiminde ilk 10 ülke içersindedir. Son dönemlerde ülkenin kalkınmasına damgasını vuran turizm olgusu, yatırımların artmasına ve ülkenin her tarafinın şantiyeye dönüşmesine neden olmustur.
Tunus Afrika Ekonomik Topluluğu içinde en zengin ülkelerden birisidir. 1956 yılında Fransız sömürgesinden Habib Burgiba önderliğinde kurtulmuştur. Habib Burgiba'nin örnek aldığı lider Mustafa Kemal'dir. Uzun yıllar Cumhurbaşkanlığı yapmış ve ülkenin kalkınmasına ön-ayak olmuştur.
Yeni lider Cumhurbaşkanı Zeynel Abidin Bin Ali (Zine El Abidine Ben Ali)'dir. Gecen yıllarda adeta bir devrim (Jasmin Revolution) gerçekleştiren Bin Ali; kadınların yaşamın her alanında söz sahibi olmasını sağlamıştır. Feodal gerici Şeri yasalarını ve geleneklerini bertaraf ederek kadın adeta özgürleştirilmiştir. Yakın akraba evliliği tamamen ortadan kalkmış durumda. Sokaklarda modern kadın polisler göz kamastirmakta. Gencler artik birbirlerini taniyarak ve severek evleniyorlar. Caddeler civil cıvıl ve Avrupa gibi . . . Etkilenmemek elden değil. Halk devrimin tadını çıkarıyor.
Yukarıda da belirttiğim gibi, ülke adeta bir şantiye Bin Ali yünetimi yeni iş alanlarına en yoksul kişileri ve kadınları yerleştiriyor. Kadınlar toplu taşıma araçlarına biniyorlar ya da otomobil kullanabiliyorlar.
Bu devrimle (Jasmin Revolution) birlikte sanatın her dalında da adeta bir patlama var. Akdeniz'in en önemli film festivallerinden biri olan Kartaca Film Festivali dünyanın önde gelen yıldızlarını ağırlıyor simdilerde. Türkiye'den Anadolu Ateşi Tunus'lulara Türkiye'nin renklerini tanıtıyor ve göz kamaştırıyor. Ülke yönünü uygarlığa dönmüş durumda. Yeni otoyollar mumtazam ve geniş. Yeni yerleşim yerleri yapılmakta. Okullara çok önem verilmekte. Okullar sanki birer saray yavrusu görünümünde.
Yeni yasalarda; şeriatci dini partiler, misyonerlik, çok eşlilik yasaktır. Hıristiyanlık ve Yahudilik azınlık dini olup, hoşgörü ile bakılmaktadır. Mustafa Kemal'i kime sorduysam herkesin gözünün içi gülüyor. Atatürk'e çok büyük saygı ve sevgi duyuyorlar. Çünkü O'nu örnek alıp bağımsızlıklarını kazanmışlar. Ché Guevara'ya da çok büyük hayranlık duyuyorlar. Sokaklar Ché bereli ve tişörtlü gençlerle cıvıl cıvıl . . . Evler, caddeler, yüksek binalar Cumhurbaşkanı Bin Ali posterleri ile dolu. Halk “Ne istiyelim? İş var, ekmek var. Kavga-gürültü de yok. Allah ondan razı olsun“ diyor.
Görüstüğüm kadın önderler bugünlere zorlu mücadeler sonucunda geldiklerini ve çok ağır bedeller ödediklerini söylediler. Gururlu oldukları her hallerinden belli olmaktaydı. Türklere büyük hayranlık duyuyorlar. Yayınlanan Türk dizilerinden (Ihlamurlar Altında, Gümüş v.b) sonra bu ilgi daha da artmış durumda. Eğer Türkseniz kendinizi kesinlikle yalnız hissetmiyeceksiniz. Bizleri kendilerinden biri olarak görüyorlar ve bağırlarına basıyorlar.
Gezim boyunca her kesimden Tunuslu ile görüşme olanağı buldum. Minare ve Cami enflasyonu kesinlikle yok. Kiminle görüştüysem bize bu kadar cami yeter diyorlar. Yeni Cami görmedim diyebilirim. Tümü eski. Eski ama çok hoş, temiz ve boyalılar. Cami ve minareler Magrib mimarisine göre yapılmış. Minareler dört köşeli ve yüksek değil. Görünümleri çok güzel. İnanamıyacaksınız ama kimi cami ve minareler minyatür gibiler. Merak ettim ve sordum; “Orasi Allah'ın evidir. O'nun gönlü büyüktür, bize yeter.“ yanıtını verdiler.
HANNIBAL – ATATÜRK
Sizlere komutanlar komutanı, bilge adam Hannıbal'ın son dönemini kısacık yazayım istedim. Kartaca'da kendisine karşı yükselen muhalefet yüzünden çok sevdiği ülkesini terketmek zorunda kalır. Sırasıyla Selevkos, Ermenistan ve Britanya İmparatorluğu saraylarında dehasından dolayı askeri ve stratejik danışmanlık yaptırılır. Ancak Britanya İmparatorluğu'nun Romalılara teslim edeceğini anlamasıyla, yüzüğünde taşıdığı zehiri içerek yaşamını noktalar. Yer bugünkü Gebze'(İzmit) dir. Mezarı da aynı ilçemizdedir. Anısına; cesaretine ve bilgisine hayran olduğu ATATÜRK tarafından 1937 yılında heykeli yaptırılmıştır. Heykeli TUBİTAK yerleşkesindedir. Onun yaşamı ve savaşları birçok belgesele ve filme konu olmuştur.
ENFIDHA
Kuzey Afrika'nın en yeni ve en güzel havaalani Enfidha Havaalanı'dır. Yapımını yap-işlet-devret modeliyle bir Türk firması yapmış. Tüm hizmetler modern ve özenle yapılıyor. Dört kontrol noktasından sonra ülkeye giriş yapılabiliyor. Bu tür kontroller, geçmis yıllarda Al-Ghriba Sinagogu'na yapılan kanlı bombalı eylemden sonra arttmış.
Tunus'un güzel ve olumlu yönlerini yazdım sizlere. Beğenmediğim ve üzüldüğüm şeyler oldu elbette. Örneğin; yol kenarları evsel atıklarla dolu. Plastik torbalar ve pet şişeler tarlalara kadar yayılmışlar. Güzelim süs havuzlari çöp dolu. Plajlar denizden atılan (yatlardan ve gemilerden) çöplerin istilasına uğramış. Kumsalda güneşlenirken burnunuzun dibine deve dişkısı gelebilir. Benden söylemesi.
Boyları kücük ama yürekleri kocaman olan insanların ülkesinden, ülkemden ayrılır gibi ayrıldım. Yasemin Devrimi onlara güzellikler getirsin.