Kendimize daha fazla zaman ayırmalıyız...
“Hiç vaktim yok” Bu cümleyi, sadece çocuklar ebeveynlerinden değil, yetişkin insanlar da diğer yaşıtlarından oldukca sık olarak duymaktadır. Artık kimsenin çocukları ile oynamaya, ailesi ile sohbet etmeye, arkadaşları ile buluşmaya vakti yok. Günümüzde artık sadece her şeyin daha hızlısı, daha yükseği, daha iyisi revac görmektedir. Bunu özellikle meslek hayatında gözlemlemek mümkündür. Artık her şey daha verimli olmalıdır. Verimlilik kelimesi, daha kısa zaman zarfında daha fazla iş yapılması gerektiği anlamına geldiği için çok kötü bir anlamı vardır. Bundan etkilenen kesim ise çalışan insanlardır. Bahsi geçen bu kesimin, akşam yorgun ve bitkin durumda eve geldiği için, boş zaman etkinlikleri için ve arkadaşları ile sohbet etmeye dermanı kalmamaktadır. Boş zamanlar için de aynı prensip geçerlidir: En kısa sürede en fazla harcama yapmak. Bu durum tabiki eğlence endüstrisi tarafından da destek görmektedir. Her hafta sonu bir şeyler yapılmalıdır. Bir gezi, 3 ziyaret ve belki biraz da spor etkinliği. Bunu biz dinlenme değil, boş zaman stresi diye adlandırıyoruz. Özellikle ailelerin bir araya geldiği eğlencelerde bundan en çok etkilenen kesim kadınlar olmaktadır. Yemek pişirme, pasta yapma, bulaşık yıkama ve bunun yanında mümkün olduğunca güler yüzlü olma. İzine gidildiğinde mümkün olduğu kadar insan oturduğu çevreden uzağa gitmeli, tekrar dinlenmiş olarak eve dönmek için değişik aktiviteler yapmalıdır. Hafta sonu şehir turları da oldukca sevilen bir etkinliktir. Örneğin insanlar bir öğle yemeği için Paris e uçmaktadırlar. Dinlenme sizce bu mudur? Özellikle bebekler, bu durumdan oldukca etkilenmektedir. Bu sorunu ben bir kez oğlumla yaşadım. Daha bebek yaşında iken bir Cumartesi günü iki kez ziyarete gitmiştik. Bu buluşmada çok sayıdaki değişik insanlarla karşılastık ve çok sayıda yeni izlenim edindik. O günün akşamı oğlum, daha fazla ağladı, çok yorgun düşmüştü ve uyumakta oldukca zorluk çekti. Meşhur bir çocuk doktoru bir zamanlar şöyle demişti: Ebeveynlerin görevi, çocuklarını beslemek, soğuktan korumak, onlara sevgi aşılamak ve onları dış etkenlerden korumaktır. Bana sonuncusu günümüzde daha önemli gibi görünüyor. Ebeveynler kafalarını dinlemek için çocuklarını çoğunlukla televizyonun önüne oturtur. Televizyonda yayınlanan özellikle çok yüksek sesli, çok hızli ve aptalca Amerikan dizileri mevcuttur. Televizyon çocukların fantazilerinin gelişmesine katkı sağlamamaktadır. Sadece anlatılan ve okunan hikayeler çocukların fantazisinin gelişmesine yardımcı olur. Bilgisayarın icadı, gerçekten hayatın bir çok alanında büyük bir adımdı. Her şey daha hızlı bir şekilde yapılmaktadır. Eskiden bir mektubu el ile yazıp daha sonra postaya vermek gerekiyordu. Bugün ise her şey elektronik posta sayesinde çok seri bir şekilde gerçekleşiyor. Bazı insanlar elektronik posta ile bir ilişkiyi veya dostluğu bitirebilmektedir. Bazı firmalar ise çalışan elemanlarına elektronik posta ile çıkış göndermektedir. Facebook günümüzde yüzeysel iletişimin ulaştığı en son noktadır. İletişim kurarken artık kimsenin gözünün içine bakmak zorunda değilsiniz, her şey elektronik olarak gerçekleşiyor. Bazı ailelerde artık bir arada yemek de yenilmiyor. Herkes karnını doyurmak için arada bir çabucak bir şeyler atıştırıyor. Yemek esnasındaki sohbetler de artık gerçekleşmiyor. Bu insani hasta yapan hayatın hızına ayak uyduramayan, bu gelişmeyi istemeyen, onaylamayan çok sayıda insan vardır. Meslek hayatınızda böyle bir seçiminiz maalesef bulunmamaktadır. Bu yüksek tempoya ayak uydurmak zorundasınız, aksi takdirde işinizden olma riski yüksektir. Ancak boş zamanınızda bu sizin elinizdedir. Ailemizle ve arkadaşlarımızla geçireceğimiz boş zamanı biz kendimiz ayarlayabiliriz. Bir defa evde kalip hiç bir şey yapmamayı deneyiniz. Tekrar beraber oturup konuşalım, diğerinin anlattıklarına kulak verelim. Birbirimize daha fazla zaman ayıralım!
Çeviri: Yıldıray Demirtaş Frankfurt
59 defa okundu
Haberi arkadaşına yolla
Yazıcıya uyumlu sayfa
Yorum Gönder
|