Header
Ana Sayfa | Ana Sayfam Yap | Favorilere Ekle
  Sitede Ara     » Advanced Search
Haber Menüsü
En Son Haberler
En Çok Okunanlar
Yorum Gönderilenler



 

Demokratik açılım... (Geçen sayı devamı)

image
*Demokratikleşme çalışmaları devam etmeli, özgürlükler, siyasi haklar, adalet ve hukuk herkese eşit götürülmelidir.
*İstihbarat kuvvetlendirilmeli, şehir terörünün önlenmesinde halktan destek alınmalıdır. Aranan teröristlerin resimleri önemli yerlere ve karakollara asılarak bunlar halka gösterilmeli görenlerin ihbar etmesi sağlanmalıdır.
*Terörün yurt dışı bağlantıları ve lojistik desteği kesilmelidir. Bu konuda konsolosluklar ve büyükelçilikler devreye sokulmalıdır.
*Halka oldukça Müşvik davranılmalı, antidemokratik yollardan şiddetle kaçınılmalı ve ailelerin özellikle 13-20 yas arasındaki çocuklarına sahip çıkması sağlanmalıdır. Bu konuda devlet birimler oluşturmalı ve Kürt kökenli aileleri bilgilendirmelidir.
> *Geçmişteki hatalardan ders alınmalı, aynı hataların tekrarı önlenmeli, hakli provoke eden kişilere pirim verilmemelidir.
> *Medyanın şiddet içeren, insanımızın psikolojisini bozan görüntüleri yayınlanması yasaklanmalı ve bu konuda sansür getirilmelidir. Esas olan çoğunluğun huzuru olmalıdır.
*Terörle mücadelede engel teşkil eden kanunlar acilen değiştirilmeli ve günün şartlarına göre ilave kanunlar çıkarılmalıdır.
*Birliğimizin devam etmesi için, din, vatan, akrabalık, kültür gibi ortak paydalara vurgu yapılmalı, ortak zemin güçlendirilmeli ve ayrılıkçı söylemlerden şiddetle kaçınılmalıdır.
*Adaletsizlik ve hukuk dışı davranışların önüne geçilmelidir. Sadece yoksul çocuklarına tehlikeli bölgelerde askerlik yaptırıp, zengin çocuklarının ve yüksek bürokrat çocuklarının daha güvenli yerlerde askerlik yapmasının önüne geçilmelidir.
*Barakalar yerine daha güvenlikli karakollar inşa etme yoluna gidilmelidir. (Yazar Hüseyin Gülerce bu konuda haklin maddi desteğine başvurmak için kampanya başlatılmasını önermektedir. Sonucun şaşırtıcı olacağı muhakkaktır. Hatta bu kampanya yurt dışını da içine alabilir ve çok da yerinde olur.)
*Terörü önleme konusunda muhtarlara, din adamlarına, sivil toplum kuruluşlarına ve kanaat önderlerine brifing verilmelidir.
Bunlar halkın büyük bir kısmının talebidir. Bizim Kürt halkıyla hiçbir problemimiz yoktur. PKK silah zoruyla etnik bir ulus ortaya çıkarmak istiyor ve en büyük zararı kendi halkına veriyor. Bu çok suni ve tabana dayanmayan güç, korku ve sindirmeye dayanan bir harekettir. Onun için bugüne kadar tutmamıştır, bundan sonra da tutmayacaktır. Geçen 26 yıl içinde PKK'nın kaybı 30.000 iken şehit olan asker ve güvenlik mensuplarımızın sayısı ise7.000dir. Her yirmi senede yeni bir neslin yetiştiği hesap edilirse 84 den bu tarafa ikinci nesil gelmiştir. Bu sürede PKK bir arpa boyu bile yol alamamıştır. Türkiye deki bazı değişikliklerin sebebi yeryüzü standartlarına ulaşılmak istenmesidir. Yoksa reformların sebebi PKK değildir. Tabii PKK ayakta kalabilmek için yapılan değişiklerin kendi varlığından dolayı gerçekleştiğini iddia etmektedir. Globalleşme; insan hakları, özgürlük, hukukun üstünlüğü gibi kavramları öne çıkarmıştır. Türkiye de dünya ile kucaklaşmak istemektedir.
Ayrıca elbette Türk Hükümeti halkının mutlu ve huzurlu yaşaması için gerekli kanun ve düzenlemeleri de yapmak zorundadır. İnsanımız Türküyle, Kürt’üyle, Çerkez’iyle, Alevi’siyle', Sünni’siyle en yüksek düzeyde yaşamayı hak ediyor.
Özetleyecek olursak Türkiye imparatorluk geçmişi olan büyük ve güçlü bir devlettir, küçük bir kabile devleti değildir. Genç ve dinamik bir nüfusa sahiptir. Terörün üstesinden gelecek bilgi donanım ve kabiliyete sahiptir. Umutsuzluğa düşmemize hiç gerek yoktur. Hikmet, bilgi ve histen uzak akılla hareket edip doğru metotları kullanıp doğru kişileri devreye soktuğumuz taktirde kısa zamanda sonuç alacağımız muhakkaktır. hiç kuskusuz 72 milyonluk bir ülkede her sahada fark edilmeyi bekleyen nice cevherler mevcuttur ve bunlar kendilerine bir el uzanıp mobilize edilmeyi ümit etmektedirler.
Yüksek bürokrat ve askerlerin günü kurtarmak için samimiyetten uzak demeç vermeleri sonlandırılmalı, kendi içlerinde çelişkiye düşen, tutarsız, başı ile sonu arasında bir bağlantı olmayan, halkı aldatmaya yönelik mesajların yerine ulaşmadığı ve geri teptiği bilinmelidir.
Benim çok hoşuma giden ve bazı sosyal olayların açıklanmasında anahtar olan bir fizik kuralı var „aynı sebepler aynı neticeyi doğurur“. Bu kuraldan hareketle, eğer bugüne kadarki kullanılan metotlar bir netice vermiyorsa, hemen değiştirmek lazım. Uzmanlar Kandil dağını kontrol etmek için 500.000 askere ihtiyaç olduğunu söylüyorlar. „Her santimini havadan bombalasan bir netice alamazsın“ diyorlar. İnsanların bir buçuk metre ötede birbirini göremediği bir arazi orası, bunun için sonuca tesir edecek bir yapılanmanın içinde olmalıyız. Havanda su dövmeye gerek yok!
sonuç olarak başlatılan „demokratik açılım“ rafa kaldırılmamalı, ısrarla devam ettirilmelidir. Yarınların Türkiye’si bugün atılan adımlarla inşa edilecektir. Hastalık bütün vücuda dağılmadan tedavi edilme yoluna gidilirse kolaydır. Ülke hepimizin ülkesidir ve hepimiz bu geminin içindeyiz. Statükocu, darbeci, dışlayıcı, ırkçı, antidemokratik uygulamalar geride kalmalıdır. İnsanların kalbini kazanmak, onların kimliklerini belirleme hakkını kendimizde görmeden oldukları şekliyle onları kucaklamak, var saymak, değer vermek bize huzur ve barış getirecektir.
301 defa okundu
Haberi arkadaşına yolla email
Yazıcıya uyumlu sayfa print
Yorum Gönder

Diğer Haberler


comment Yorum Gönder (0 gönderildi) 


Site Yazarları

Kadim Ülker

image

Muzaffer Kartal

image

Claudia Laschan

image

Salih Sunar

image

Dr. Murat Sanal

image

Herbert Tumpel

image

Emin Orhan

image

Fatih Kırmaz

image

Vahap Esen

image

Ali Aslan

image